Yeniden merhaba.
Benim, Orkut.
Bir süredir sessizdim ama seninle konuşmam gerek. Bütün hayatım boyunca üzerinde çalıştığım şey, hayal ettiğimden çok daha acil hale geldi. Yirmi yılı aşkın bir süre önce ilk sosyal ağların bazılarını kurdum. Sosyal medyanın yanlış yola sapışını da seninle birlikte izledim.
İnternetin insancıl olduğu zamanları hatırlıyor musun? Başka bir kıtadaki bir yabancıdan gelen mesajın sihir gibi geldiği zamanları? Başka bir insan, kendinden küçük bir parçayı paylaşmak için dünyanın öbür ucundan uzanmıştı. Belki o bağ yalnızca bir an sürdü, ama gerçek olduğu için heyecan vericiydi.
Ne oldu? Senin dikkatini çekmek için optimize edilerek geçen yirmi yıl. Bağ için değil, etkileşim için kurulmuş akışlar. Bir kuşak çocuk; onları bağımlı kılan, bölen ve reklamverenlere satan algoritmalara teslim edildi. Yalnız ve kaygılı büyümeleri hiç şaşırtıcı değil.
Bu sektörü hâlâ seviyorum, ama dönüştüğü şey karşısında umutsuzluğa kapılıyorum. Hızlı hareket et ve bir şeyleri kır, diyordu slogan. Eh, bir şeyler kırıldı. Ve şimdi makineler geldi. Yapay zekâ olağanüstü bir teknoloji, ama sosyal ağları özel ve inşa etmeye değer kılan tek varsayımı eritiyor: öbür tarafta bir insanın olduğu varsayımını.
İnsanlar bana orkut.com’da en çok neyi özlediklerini anlattığında hep toplulukları söylüyorlar. Aynı motosikleti tamir eden insanlar. Aynı otobüs hattına binen insanlar. Pazartesilerden nefret eden insanlar. Bir akışta seyircisin, bir toplulukta üyesin. Asıl mesele buydu.
Yapay zekânın sosyal medyaya ne yaptığını gördün: botlar, yapay zekâ çöpü, deepfake’ler, kontrolden çıkmış ajanlar, sentetik içerikler. Yapay zekânın neyi yaratamadığını biliyor musun?
Neşe. Umut. Minnet. Hayret. Eğlence. İlham. Sevgi. Bir hayatı yaşamaya değer kılan şey budur. Bu dünyaya yalnız ve hiçbir şeyim olmadan geldim, ve bir şekilde bu kadar çok şeye sahip oldum. Hepsi sevgiden geldi. O yüzden onu bul. Onu ver. Yakınında tut. Büyüt. Hayat hızlı geçiyor ve makineler sana ondan daha fazlasını vermeyecek.
İnternet için farklı bir gelecek görüyorum: gerçek insanlar etrafında kurulmuş, her mesajın öbür tarafında bir insanın olduğu bir gelecek. Algoritmalara, göz sayılarına ve sitede geçirilen süre optimizasyonuna odaklanmayan bir gelecek. Gelecek kuşak daha iyi bir dünyayı hak ediyor: topluluklarının nezaketi, merakı, dostluğu, güveni ve bağı ödüllendirdiği bir dünya.
Ben o dünyada yaşamak istiyorum. Senin de istediğini biliyorum.
Oraya nasıl varacağımızı biliyorum: ilk sevdiğimiz interneti yeniden inşa ederek. Sahici insanların, gerçek bağın ve içten bir aidiyetin olduğu interneti. Ama onu sensiz inşa edemem.
Senden harekete katılmanı istiyorum. orkut.com’a gir ve adını ekle. Sonra orada yanında olmasını istediğin bir kişiyi düşün ve destekçi kartını ona gönder. Neden onu düşündüğünü söyle. Ona neden değer verdiğini hatırlat.
Bir algoritma hayatı yaşamaya değer kılamaz. Ama bir arkadaş kılabilir. Bir topluluk kılabilir. O halde dikkat için optimize etmeyi bırakıp birbirimiz için optimize etmeye başlayalım. Ve bunu, hayatımdaki her iyi şeyin olduğu gibi yapalım: sevgiyle ve birlikte.
Haydi interneti birlikte yeniden insancıl yapalım!
Love, Orkut
Adını ekle, destekçi kartını al ve daha iyi bir çevrimiçi dünyada yanında olmasını isteyeceğin bir kişiye gönder.
